İstanbul, Nisan ayını yoğun yağışlarla geçirmiş olmasına rağmen, barajlardaki su seviyeleri beklenilen artışı göstermedi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentin su rezervlerinde önemli bir yükseliş sağlanamadı. Bahar döneminin yağmurlarına rağmen barajların doluluk oranlarındaki artış oldukça sınırlı kaldı.
23 Nisan’da yüzde 70,9 olan baraj doluluk oranı, 4 Mayıs’ta yüzde 71,7’ye, 5 Mayıs’ta ise yüzde 71,76 seviyesine çıkmışken, 6 Mayıs itibarıyla bu oran yüzde 71,81 olarak kaydedildi. Bu veriler, İstanbul’un su kaynaklarının hâlâ kritik bir durumda olduğunu ortaya koyuyor.
İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI (6 MAYIS 2026)
– Ömerli Barajı: %94,95
– Darlık Barajı: %90,07
– Elmalı Barajı: %94,9
– Terkos Barajı: %58,73
– Alibey Barajı: %67,38
– Büyükçekmece Barajı: %56,65
– Sazlıdere Barajı: %46,05
– Istrancalar Barajı: %47,64
– Kazandere Barajı: %59,39
– Pabuçdere Barajı: %60,12
Nisan ayı, İstanbul’un son on yıl içerisindeki en düşük ikinci su seviyesini kaydetmesine neden oldu. Uzmanlar, geçen yılın kuraklık koşullarından bağımsız olarak mevcut su doluluk oranlarının tarihi ortalamaların çok gerisinde kaldığını vurguluyor. Yağışların baraj havzalarına düşme hızının, İstanbul’un yüksek su tüketimi ile baş edemediği belirtiliyor.
Günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpü aştığı İstanbul’da yerel barajların bu talebi karşılayamayacağı ifade ediliyor. Bu nedenle, dış kaynaklardan gelen suyun önemi her zamankinden daha büyük. Melen ve Yeşilçay hatlarından sağlanan su miktarının hayati olduğu, bu kaynaklar olmadan kentin su durumunun çok daha kötü olabileceği konusunda uyarılar yapılıyor.
Baraj doluluk oranı, su rezervlerinin toplam kapasitesine olan oranını ifade eder ve bir şehrin su güvenliğini değerlendiren temel bir ölçüttür. İçme suyu, tarımsal sulama ve hidroelektrik enerji üretimi gibi alanlar, bu verinin takibine dayanmaktadır. Doluluk oranlarının kritik seviyelerin altına düşmesi su kıtlığı riskini artırırken, aşırı yükselmesi ise baraj güvenliği ve taşkın riskini gündeme getirir.